Boosmart Bülten: Nisan Ayının Öne Çıkan Dijital Pazarlama Gelişmeleri
Dijital ekosistemde Nisan 2025 boyunca dikkat çeken birçok yenilik hayata geçirildi. Öne çıkan yenilikleri ve gelişmeleri bu ayki e-bültenimizde bulabilirsiniz.
Google’dan Performance Max Kampanyalarına Güncelleme: Kısa Açıklama Karakter Sınırı 90’a Çıktı
Google, Performance Max kampanyalarında kısa açıklama alanı için karakter sınırını artırarak reklamverenlere daha fazla alan sundu. Daha önce 60 karakterle sınırlı olan kısa açıklamalar, artık 90 karaktere kadar yazılabiliyor. Bu güncelleme, kampanyalarda yer alan beş farklı açıklama alanının tamamı için geçerli.
İlk bakışta küçük gibi görünen bu değişiklik, reklam metinlerinin sıkıştırılmadan daha etkili ve yaratıcı bir şekilde hazırlanmasına olanak tanıyor. 30 karakterlik bu ek alan, özellikle markaların mesajlarını daha net ve bütünlüklü ifade etmeleri açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Sessiz sedasız devreye alınan bu güncelleme, Google’ın reklam araçlarını sürekli olarak kullanıcı ihtiyaçlarına göre optimize etme yaklaşımının bir parçası. Genişleyen karakter limiti sayesinde, Performance Max kampanyaları artık daha kapsamlı ve dikkat çekici içeriklerle desteklenebilecek.
WhatsApp’tan Gelişmiş Sohbet Gizliliği: Mesaj Güvenliğinde Yeni Dönem
WhatsApp, kullanıcıların hassas konuşmalarını daha güvenli hâle getirmek amacıyla Gelişmiş Sohbet Gizliliği (Advanced Chat Privacy) adlı yeni bir özelliği kullanıma sundu. Mevcut uçtan uca şifreleme altyapısı üzerine inşa edilen bu özellik, sohbetlere ek gizlilik katmanları ekleyerek mesajlaşma deneyimini daha güvenli hâle getiriyor.
Gelişmiş Sohbet Gizliliği, kullanıcıların mesajları dışa aktarmasını, medya dosyalarının otomatik olarak indirilmesini ve mesajların yapay zekâ özelliklerinde kullanılmasını engelleme imkânı tanıyor. Bu da özellikle tanımadığınız kişilerin yer aldığı grup sohbetlerinde büyük bir avantaj sağlıyor.
Bu özelliği etkinleştirmek için sohbet ekranında sohbet adına dokunmak ve “Gelişmiş Sohbet Gizliliği” seçeneğini seçmek yeterli. Yeni özellik, en güncel WhatsApp sürümünü kullanan tüm kullanıcılara kademeli olarak sunuluyor. WhatsApp, ilerleyen dönemlerde bu özellikle ilgili daha fazla gelişmeyi de hayata geçirmeyi planlıyor.
Bu adım, WhatsApp’ın kullanıcı güvenliğini önceleyen vizyonunu pekiştirirken, dijital iletişimde mahremiyete verilen önemin altını bir kez daha çiziyor.
LinkedIn’den Video İçeriklere Yeni Bir Bakış: “Trends” Özelliği
LinkedIn, video deneyimini geliştirmek amacıyla ABD’deki kullanıcılarına özel olarak Trends adlı yeni bir özelliği devreye aldı. Bu özellikle birlikte kullanıcılar, iş hayatına dair hikâyeler, sektör haberleri ve kariyer temalı videolara daha kolay ulaşabiliyor. Gündemdeki başlıklar arasında evden çalışma tüyoları, masa düzeni fikirleri, kurumsal kültür ya da pasif-agresif e-posta örneklerinin yorumlanması gibi ilgi çekici konular yer alıyor.
Video sekmesinin en üst kısmında öne çıkarılan bu trendler, dikey kaydırma deneyimiyle keşfedilebiliyor. Her bir trend için özel olarak hazırlanmış video karuselleri, konuları belirgin başlıklarla sunarak içerikler arasında kolay gezinme imkânı sağlıyor. Kullanıcılar, “Bu trende video ekle” butonunu kullanarak kendi videolarını da yükleyebiliyor; paylaşımları LinkedIn editörleri tarafından öne çıkarılma şansı kazanıyor.
Bu yeni adım, LinkedIn’in hem mesleki hem kişisel anlatıları bir araya getiren içerik yapısını daha da güçlendirdi. Trendleri öne çıkaran bu yapı sayesinde kullanıcıların daha geniş kitlelere ulaşması kolaylaşırken, platformun video odaklı dönüşüm süreci de hız kazanıyor.
Instagram’dan Reels için Ortak Deneyim: “Blend” Özelliği Kullanıma Sunuldu
Instagram, uzun süredir test ettiği Blend adlı yeni Reels paylaşım özelliğini resmen duyurdu. Bu yenilik, kullanıcıların bir arkadaşlarıyla ya da grup sohbetiyle birlikte ortak bir Reels akışı oluşturmasına olanak tanıyor. Artık Reels gönderilerini tek tek paylaşmak yerine, önerilen videoların birleştiği ortak bir akış deneyimi sunuluyor.
Blend özelliğiyle oluşturulan akış, mesaj yoluyla davet şeklinde paylaşılıyor. Katılımcılar, kendi Instagram etkileşimlerine göre önerilen Reels içeriklerini tek bir akışta görebiliyor. Üstelik bu akış, sohbet içinde daha sonra paylaşılan içeriklere göre dinamik olarak şekilleniyor ve katılımcıların ortak ilgi alanlarına göre yeniden düzenleniyor.
Instagram, bu özellikle birlikte Reels etrafında daha kişisel ve etkileşimli bir paylaşım kültürü oluşturmayı hedefliyor. Sohbet içinden gelen yorumlar ya da tepkiler bildirim olarak herkese iletiliyor; bu da sohbetlerde daha fazla etkileşim doğuruyor. Herkesin aynı anda aynı içerik akışına ulaşabilmesi, ortak ilgi alanları üzerinden doğal sohbetler yaratmak için yeni bir alan sunuyor.
Blend, Instagram’ın Reels ve DM kullanımı etrafında şekillenen sosyal alışkanlıkları daha derin bir deneyime dönüştürme yolunda attığı yeni adımlardan biri oldu.
Microsoft’tan Arama Deneyiminde Yeni Dönem: Bing Copilot Search
Microsoft, arama teknolojisinde önemli bir adım atarak Copilot Search özelliğini Bing’e entegre etti. Uzun süren test sürecinin ardından kullanıma sunulan bu özellik, geleneksel arama yöntemleriyle yapay zekâ destekli üretken arama deneyimini birleştirerek kullanıcıların bilgiye erişim sürecini daha verimli hâle getirmeyi amaçlıyor. Copilot Search, günümüzün bilgi karmaşası içinde aradığını bulmakta zorlanan kullanıcılar için daha sade, hızlı ve güvenilir bir çözüm sunuyor.
Özet Bilgi, Güvenilir Kaynaklar
Copilot Search, gelişmiş yapay zekâ altyapısıyla kullanıcıya uzun link listeleri yerine net özetler, doğrulanmış cevaplar ve düzenli içerik sunumları sağlıyor. Yanıtlarda kullanılan kaynaklar açık şekilde belirtilirken, metin içinde yer alan bağlantılar sayesinde kullanıcıların orijinal içeriğe ulaşması kolaylaştırılıyor. Bu yaklaşım, kullanıcı güvenini artırırken yayıncıları da destekleyen şeffaf bir sistem kuruyor.
Derinlemesine Keşif ve Mobil Uyum
Yeni arayüz, kullanıcıların ilgi alanlarına göre daha fazla başlığı keşfetmesini sağlıyor. Böylece yalnızca hızlı yanıtlar değil, aynı zamanda derinlemesine bilgiye ulaşmak da mümkün hâle geliyor. Mobil uyumlu yapısıyla Copilot Search, her an her yerde bilgiye kesintisiz erişim sağlıyor. Microsoft’un önceki jeneratif arama deneyimlerinden elde ettiği verilerle geliştirilen bu yenilikçi sistem, keşfetmeyi seven kullanıcılar için süreci hem kolay hem akıllı hâle getiriyor.
OpenAI’den ChatGPT’ye Kişiselleştirilmiş Hafıza Özelliği
OpenAI, ChatGPT kullanıcı deneyimini geliştirmek amacıyla hafıza (memory) özelliğini kullanıma sunuyor. Bu yeni özellikle birlikte ChatGPT, kullanıcıyla yapılan önceki konuşmalara referans vererek daha kişisel, tutarlı ve ilgi alanlarına uygun yanıtlar sunabiliyor. Amaç, sohbetleri yalnızca anlık değil, zaman içinde gelişen bir bağlama oturtarak kullanıcıyla daha anlamlı bir iletişim kurmak.
Kullanıcılar, hafıza özelliği üzerinde tam denetime sahip. Ayarlar üzerinden bu özelliği tamamen devre dışı bırakmak ya da yalnızca geçmiş sohbet referanslarını kapatmak mümkün. ChatGPT’ye kendisi hakkında neleri bilmesini istediğini doğrudan sohbet penceresinden de iletebilen kullanıcılar, bu yönüyle deneyimi tamamen kişiselleştirebiliyor.
Hafıza özelliği şu an yalnızca Plus ve Pro kullanıcılarına sunuluyor, ancak Avrupa Ekonomik Alanı (EEA), Birleşik Krallık, İsviçre, Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’daki kullanıcılar bu özelliğe henüz erişemiyor. Yakında Team, Enterprise ve Edu kullanıcılarına da açılması planlanıyor. “Kaydedilen hafızaları referans al” olarak ayarlarda görünen bu özellik, ChatGPT’nin yazılı, sesli ve görsel üretim yeteneklerinde daha bağlamsal bir deneyim sunmasının önünü açıyor. OpenAI, gerekli yasal uyum süreçlerinin ardından bu özelliği tüm bölgelerde erişilebilir hâle getirmeyi hedefliyor.
Google’dan Yeni Otomatik Tanıtım Özelliği: Pazarlama E-Postaları Artık Arama Sonuçlarında
Google, 3 Nisan 2025 itibarıyla pazarlama e-postalarındaki içerikleri otomatik olarak Arama ve diğer Google platformlarında göstermeye başlayacağını duyurdu. Artık kampanya duyuruları, promosyonlar ve bağlantılar, kullanıcı aramalarında öne çıkarılıyor. Bu hamle, markalar için daha fazla dijital erişim ve daha az operasyonel yük anlamına geliyor.
Tüm satıcılar bu özelliğe otomatik olarak dahil ediliyor, ancak isteyen işletmeler bu özelliği Merchant Center ayarları üzerinden devre dışı bırakabiliyor. İçerikler iki yolla toplanıyor: işletmelerin pazarlama e-postaları üzerinden otomatik olarak ya da ilgili listelerin Google’a doğrudan iletilmesi yoluyla. Gösterilen içerikler arasında marka videoları, sosyal medya gönderileri ve kampanya görselleri gibi unsurlar yer alıyor.
Bu güncelleme, markaların dijital vitrinini daha etkili şekilde sergilemesini sağlarken, Google’ın kullanıcı deneyimini sadeleştirme vizyonuyla da örtüşüyor.
Shopify’dan Zorunlu Geçiş: Google Etiketleri Artık Yeni Uygulamada
Shopify, ödeme sürecinde yaptığı altyapı güncellemeleri kapsamında, Google Ads ve Analytics kullanan tüm mağazalardan Google & YouTube uygulamasına geçiş yapmalarını talep etti. Yeni düzenleme ile “Teşekkürler” ve “Sipariş Durumu” sayfalarında dönüşüm takibinin kesintisiz devam etmesi için etiket yapılandırmalarının bu uygulama üzerinden gerçekleştirilmesi zorunlu hâle geldi. Shopify Plus kullanıcıları için son tarih 28 Ağustos 2025, diğer tüm kullanıcılar için ise 26 Ağustos 2026 olarak belirlendi.
Google & YouTube uygulaması, reklam ve analiz entegrasyonlarını tek bir çatı altında toplayarak hem kurulumu sadeleştiriyor hem de Shopify’ın gelişen ödeme altyapısıyla tam uyum sağlıyor. Özellikle checkout.liquid veya özel pikseller kullanan işletmelerin geçişi zamanında tamamlaması büyük önem taşıyor. Uygulama sayesinde, gelişmiş kampanya optimizasyon araçları ve doğru dönüşüm verileri daha hızlı ve verimli şekilde kullanılabiliyor.
Geçiş sırasında göz önünde bulundurulması gereken bazı teknik detaylar bulunuyor. Google Tag Manager bu sistem üzerinden kullanılamıyor ve özel pikseller desteklenmiyor. Ayrıca, entegrasyon için bağlanan Google hesabının yönetici yetkilerine sahip olması gerekiyor. Shopify ise bu geçişin yalnızca teknik bir gereklilik olmadığını, aynı zamanda kampanyaların başarısını artıracak daha doğru veri akışının önünü açtığını belirtiyor.
Threads’te Yeni Dönem: Meta, Reklamları Tüm Global Reklamverenlere Açtı
Meta, hızla büyüyen sosyal medya platformu Threads’te reklam gösterimlerini küresel çapta tüm uygun reklamverenlere açtığını duyurdu. Aylık 300 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaşan Threads, artık Advantage+ ya da Manuel Yerleşim kullanan kampanyalar için varsayılan olarak reklam alanı hâline geliyor. Reklamverenler dilerse Manuel Yerleşim seçenekleriyle Threads akışından çıkabiliyor.
İlk aşamada, reklam gösterimleri Meta’nın marka güvenliği standartlarını karşılayan görsel reklamlarla sınırlı ve yalnızca belirli pazarlarda küçük bir reklamveren grubu ile test ediliyor. Reklamverenler, ek bir yaratıcı içerik hazırlamaya gerek kalmadan, Ads Manager üzerinden sadece bir onay kutusunu işaretleyerek mevcut reklamlarını Threads platformuna kolayca genişletebiliyor. Reklamlar, ana akışta içerikler arasında küçük bir kullanıcı yüzdesine gösteriliyor.
Kullanıcı deneyimini korumak adına Meta, Threads’te de Facebook ve Instagram’daki marka güvenliği ve içerik uygunluğu standartlarını devreye aldı. Reklamverenler, reklamlarının hangi içeriklerle birlikte görüneceğini belirlemek için envanter filtresi kullanabilecek. Kullanıcılar ise görmek istemedikleri reklamları atlayabilecek, gizleyebilecek ya da bildirebilecek. Meta, Threads’teki reklam deneyimini kullanıcı geri bildirimlerine göre sürekli olarak optimize etmeyi sürdüreceğini belirtiyor.
OpenAI’den Yeni Nesil Yapay Zekâ Modelleri: o3 ve o4-mini Tanıtıldı
OpenAI, ChatGPT’nin yeteneklerini ileriye taşıyan iki yeni akıl yürütme modeli olan o3 ve o4-mini’yi kullanıma sundu. o3, bilim, matematik ve programlama gibi derin düşünme gerektiren alanlarda üstün performans gösterirken; o4-mini, yüksek hacimli talepler için verimli bir çözüm sunuyor. Yeni modeller, hem teknik görevlerde hem de görsel algılamada kullanıcı deneyimini ileriye taşıyor.
Yeni modeller, ChatGPT'nin tüm araçlarını aktif olarak kullanabiliyor: web aramaları, Python ile dosya analizi, görsel yorumlama ve görsel üretim gibi görevlerde kapsamlı ve detaylı yanıtlar üretebiliyor. Özellikle o3, Codeforces ve SWE-bench gibi testlerde yeni state-of-the-art (SOTA) sonuçlara ulaşarak bir önceki sürüm olan o1’e kıyasla büyük hataları %20 oranında azalttı. İlk kullanıcı yorumlarına göre, hipotez üretme ve analiz yetenekleriyle biyoloji ve mühendislik gibi alanlarda dikkat çekici bir başarı sergiliyor.
AIME 2024–2025 testlerinde zirvede yer alan o4-mini, özellikle matematik, yazılım geliştirme ve görsel algı görevlerinde başarısıyla öne çıkıyor. STEM dışı alanlarda da o3-miniye kıyasla gelişmiş bağlam takibi ve doğrulanabilir yanıtlarıyla kullanıcı deneyimini güçlendiriyor. OpenAI’nin bu hamlesi, yapay zekâ alanındaki rekabette Google, Meta ve Anthropic’e karşı pozisyonunu güçlendirme yönündeki kararlılığını ortaya koyuyor.
Meta Ads Raporlamasına Yeni Özellik: Incremental Attribution ile Dönüşüm Analizinde Yeni Dönem
Meta, Ads Manager üzerinden sunulan raporlama araçlarına Incremental Attribution adını verdiği yeni bir özelliği ekledi. Gelişmiş karşılaştırma seçenekleri arasında yer alan bu özellik, reklam gösterimi olmasaydı gerçekleşmeyecek olan dönüşümleri analiz etmeye imkân tanıyor. Kullanıcılar, bu verileri görmek için raporlama sütunlarına “ Incremental Attribution” alanını ekleyebiliyor.
Bu özellikle birlikte, reklam optimizasyonu artımlı dönüşümlere özel olarak yapılandırılmasa bile, Meta tarafından “gerçekten reklam sayesinde” gerçekleştiği belirlenen satın alma ya da form doldurma gibi aksiyonlar ayrı olarak raporlanabiliyor. Bu da reklamların gerçek etkisini ölçmek, maliyetleri optimize etmek ve gelecekteki A/B testleri için ön analiz yapmak açısından önemli bir avantaj sunuyor.
Güncellenen atıf ayarları ayrıca farklı görüntüleme ve tıklama bazlı atıf sonuçlarının, artımlı dönüşüm verileriyle yan yana karşılaştırılmasına da olanak tanıyor. Özelliğe erişmek için Ads Manager’da sütunları özelleştirerek “Atıf ayarlarını karşılaştır” seçeneği altındaki yeni “Gelişmiş” atıf raporlama seçeneğini seçmek yeterli. Bu güncelleme, reklam performansını daha derinlemesine analiz etmek isteyen pazarlamacılar için Meta’nın sunduğu önemli bir içgörü aracı olarak öne çıkıyor.


